10 Haziran 2026
Soru
Cevap
Aile, toplumun temel yapı taşıdır. Dinimizde evliliğe son derece önem verilmiş (el-Bakara 2/187; en-Nûr, 24/32; er-Rûm 30/21); meşru bir gerekçe olmaksızın boşanmak tasvip edilmemiştir (Müslim, Radâ‘, 65 [1468]; Ebû Dâvûd, Talâk, 1 [2175], 3 [2177, 2178]; İbn Mâce, Talâk, 1 [2017, 2018]). Dinimize göre evlilik birliğinin korunması esastır. Kur’ân-ı Kerîm’de eşlerin karşılıklı anlayış ve saygı temelinde birbiriyle iyi geçinmeleri (en-Nisâ 4/19), anlaşmazlık halinde ise tarafların ailelerinden seçilecek hakemler aracılığıyla uzlaşmaya gidilmesi tavsiye edilmiştir (en-Nisâ 4/34-35). Uzlaşma imkânlarının tükenmesi ve evlilik hayatının fiilen sürdürülemez hâle gelmesi durumunda son çare olarak boşanma meşru görülmüştür.
Evlilik, erkeğin boşamasıyla (talak), kadının kocasına almış olduğu mehrin tamamını, bir kısmını veya herhangi bir miktar mal vermesi üzerine yapılan boşanma anlaşmasıyla (muhâlea) ya da mahkeme kararıyla sonlandırılabilir.
Buna göre, prensip olarak ailevi sorumlulukların ihlâli, maddi ve manevi zarar verici davranışlar, evliliğin amacını gerçekleştirmeyi imkânsız hâle getiren psikolojik, fiziksel ya da cinsel rahatsızlıklar sebebiyle mahkeme yoluyla boşanma talep edilebilir.
Evlilik birliğini sürdürmeyi fiilen güçleştiren hastalıklar, fıkıhta ayrılık için meşru gerekçeler arasında değerlendirilmiştir. Bu kapsamda kocada bulunan cinsel rahatsızlıklar, aklî hastalıklar ile evlilik hayatını katlanılmaz hâle getiren ağır ve tiksindirici bedenî hastalıklar, kadının hukukî yollara başvurarak ayrılık talep etmesine dayanak teşkil eder. Ancak bu hakkın kullanılabilmesi, kadının söz konusu hastalıklardan evlilik akdi öncesinde bilgisinin olmamasına bağlıdır (Kâsânî, Bedâ’i, 2/325; Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 4/342; Mevvâk, et-Tâc ve’l-İklîl, 5/154–155; İbn Rüşd, el-Beyân ve’t-tahsîl, 5/56–57; İbn Kudâme; el-Muğnî, 7/184–185; HAK, md. 119–125).
Evlilik hukukunun ihlali niteliğindeki kötü muamele ve şiddetli geçimsizlik hâlleri de ayrılık sebebi kabul edilmiştir. Eşler arasında nefretin yerleşmesi, kocanın eşine şiddet uygulaması veya onu haram bir fiile zorlaması gibi durumlarda, uzlaştırma ve ıslah çabalarına rağmen evlilik birliği sürdürülemez hale gelirse kadın mahkemeye başvurarak evliliğin sona erdirilmesini talep edebilir (İbn Rüşd, Bidâyetü’l-müctehid, 3/117; HAK, md. 130; ayrıca bk. “Geçimsizlik, kadın için bir boşanma sebebi sayılır mı?” konulu Kurul Fetvası 2017-758).
Kocanın, evliliğin kendisine yüklediği nafaka mükellefiyetini yerine getirmemesi ve bu yolla eşini mağdur etmesi, aile birliğini zedeleyen ciddi bir ihlal olarak değerlendirilmiş olup bu durumda kadın mahkemeye başvurabilir (Desûkî, Hâşiye, 2/518; Nevevî, Muğni’l-muhtâc, 5/176; İbn Kudâme, el-Muğnî, 8/204; ayrıca bk. “Erkek evliliğin gereklerini yerine getirmiyorsa kadın boşanma talebinde bulunabilir mi?” konulu Kurul Fetvası 2017-757).
Kendisinden hiçbir şekilde haber alınamayan, hayatta olup olmadığı bilinmeyen (mefkûd) yahut hayatta olduğu bilinmekle birlikte eşini terk ederek irtibatı kesen kocanın (gaip) eşi de mahkemeye müracaat ederek ayrılık talebinde bulunabilir (Sahnûn, el-Müdevvene, 2/29; Desûkî; Hâşiye, 2/431; HAK, md. 126–127; Zuhaylî, el-Fıkhu’l-İslâmî ve edilletüh, 6/4873).
Mahkemenin yukarıdaki gerekçelere dayanarak verdiği boşama kararı, kocaya yeni bir nikâh akdi olmadan evliliğe dönüş imkânı tanımayan (bâin) bir boşama niteliğindedir.
Anahtar Kelimeler
Kurul Karar No
- Kurul Karar No:
- 23
- Tarih:
- 10.06.2026
- Ana Alan:
- AİLE HAYATI
- Alt Alan:
- Boşanma (Talak)