06 Mayıs 2026
Soru
Cevap
Kişinin zekât, fitre ve kurban ibadetleriyle yükümlü olması için şart koşulan mali yeterliliğe nisap denir. Bu açıdan âlimler nisabı ikiye ayırmışlardır:
Nisâb-ı Gınâ; gerekli şartları taşıması halinde kişiyi zekât vermekle mükellef kılan nisaptır. Bunun ölçüsü, temel ihtiyaçlar ve borçlar dışında 24 ayardan 80,18 gram altın veya değerinde nâmî (artıcı) mala sahip olmaktır.
Nisâb-ı İstiğnâ; kişinin zekât ve fitre almasına mani olan nisaptır. Bunun ölçüsü, temel ihtiyaçlar ve borçlar dışında namî (artıcı) olsun ya da olmasın 24 ayardan 80,18 gram altın veya değerinde mala sahip olmaktır. Bu miktar mala sahip olan kimse kurban kesmek ve fitre vermekle mükelleftir. (İbn Nüceym, el-Bahr, 2/263)
Daire, dükkân, tarla ve iş makinesi gibi değeri itibariyle nisap miktarına ulaşan malların kişinin zekât, kurban ve fitre ibadetlerine etkisi aşağıdaki şekilde değerlendirilir:
- Kişi söz konusu malları temel ihtiyaçları için kullanıyorsa (örneğin dairede bizzat oturuyorsa) bu mallar zekâta tabi olmadığı gibi, kişinin zekât almasına da engel oluşturmaz. (Kâsânî, Bedâi’, 2/48; Merğînânî, el-Hidâye, 1/96; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/262) Asli ihtiyaç kapsamına girdiğinden, sadece bu mallara sahip olmakla kurban ve fitre yükümlülüğü doğmaz. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/339)
- Kişi söz konusu malları ticari amaçla elinde bulunduruyorsa nâmî (artıcı) mal statüsü kazandığından bu mallar, değerleri nisaba ulaşması halinde zekâta tabi olur ve kişinin zekât ve fitre almasına da engel teşkil eder. Ayrıca bu mallar kurban ve fitre yükümlülüğü de doğurur. (Kâsânî, Bedâi’, 2/11; Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/122)
- Kişi söz konusu malları ticari amaç gütmeksizin atıl şekilde elinde bulunduruyorsa bu mallar gayr-ı nâmî (artıcı olmayan) mal statüsünde olduğundan zekâta tabi olmaz. Ancak değerleri nisaba ulaşması halinde kişinin zekât ve fitre almasına engel oluşturduğu gibi onu kurban ve fitre ibadetleriyle de mükellef kılar. (İbnü’l-Hümâm, Fethü’l-kadîr, 2/261|; Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/122)
- Kişi söz konusu malları bizzat işlemek, kira veya diğer yollarla gelir elde etmek için kullanıyorsa, değerleri nisap miktarına ulaşsa bile bu mallara zekât düşmez. Ancak bunların gelirleri, tek başına veya diğer nâmî mallarla birlikte nisap miktarına ulaşması durumunda kişiyi zekât, kurban ve fitre ile yükümlü kılar. Şayet kişi bu gelirler dâhil olmak üzere toplam kazancıyla geçimini sağlayabiliyorsa bu durum zekât almasına engel teşkil eder; kurban ve fitre yükümlülüğü de doğurur. Ancak bu gelirlerle geçimini sağlayamıyorsa bu malların varlığı zekât almasına engel teşkil etmez; kurban ve fitre yükümlülüğü de yoktur. (Kâsânî, Bedâi’, 2/48; İbn Mâze, el-Muhît, 2/287; İbnü’l-Hümâm, Fethü’l-kadîr, 2/278; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/348; Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 4/176; Haraşî, Şerhu Muhtasar, 2/215; İbnü’l-İmâd, Buğyatu uli’n-nuhâ, 3/470- 471)
Anahtar Kelimeler
Kurul Karar No
- Kurul Karar No:
- 21
- Tarih:
- 06.05.2026
- Ana Alan:
- ZEKAT ve SADAKA
- Alt Alan:
- Zekâtla İlgili Güncel Meseleler